Tıptaki adı “Sarkom” olan yumuşak dok kanseri iki türe ayrılıyor: Yumuşak dokularda meydana gelirse “Yumuşak doku sarkomu”, kemiklerde ortaya çıkarsa “Kemik sarkomu” deniyor.

 

Fenoreporter - Sağlık Haberleri Servisi

 

Nadir görülen ve vücuttaki dokuları birbirine bağlayan ve destekleyen bağ dokusundan kaynaklanıyor. Sarkom, kemiklerde, kaslarda, tendonlarda, sinirlerde, kıkırdakta, yağ dokusunda veya kan damarlarında meydana gelebiliyor. 70’ten fazla sarkom tipi bulunuyor.

 

Sarkomlar çocukluk çağında daha sık, yetişkinlerde çok daha seyrek görülüyor. Sarkomlar çocukluk çağı kanserlerinin yüzde15'ini oluşturuyor. Sarkomlar sıklık sırasına göre kol ve bacaklarda, karında, baş-ve boyunda daha çok ortaya çıkıyor.

 

Bu az bilinen kanser türünün belirtileri şöyle sıralanıyor:

 

-Vücudun herhangi bir yerinde ağrılı veya ağrısız yumru oluşması.

-Kemik ağrısı.

-Çok hafif bir çarpmada bile kemiğin kırılması.

-Karın ağrısı.

-Kabızlık.

-Şaşılık.

-İdrar güçlüğü.

-Kilo kaybı.

-Vajinada kanama.

-Geçmek bilmeyen burun tıkanıklığı.

-İşitme güçlüğü.

-Kulak ağrısı.

-Baş ağrısı.

-Bulantı.

 

 

Bu kanser türünün yüzde 90’ı yumuşak dokularda beliriyor. Kemiklerde görülen vaka geri kalan yüzde 10’u oluşturuyor.

 

Türkiye’de yumuşak doku kanseri vakalarına ilişkin istatistik verileri pek bulunmuyor. Ancak nüfusa göre bir tahminde bulunmak gerekirse yılda 7-8 bin kişiye bu kanser türünün teşhisi konulduğunu düşünebiliriz. (Örneğin, 11,8 milyon nüfuslu Belçia’da yılda 1.175 vaka kaydediliyor.)

 

Sarkomlar tüm kanserli tümör türlerinin yüzde 2’sini oluşturuyor. Ancak bu oran yaşa göre değişiklik gösteriyor:

 

-0-19 yaş arasındaki çocuklarda ve gençlerde kanser türlerinin yüzde 10’dan fazlasını meydana getiriyor.

-20-39 yaş arasındakilerde bu oran yüzde 5’e iniyor.

-70 yaşın üstündekilerde ise sadece yüzde 1’ini oluşturuyor.

 

Uzmanlar bugüne kadar bu hastalığın nedenlerini tespit edemedi Genellikle tesadüfen beliriyor. Yani, özellikle çocuklar için bir şans veya şanssızlık sorunu diyebiliriz. .

 

İşin daha kötüsü, hastalığın ilk aşamalarında herhangi bir ağrı veya rahatsızlık vermediği için teşhis edilmesi de çok güç oluyor.

 

Ancak saydığımız belirtilerden herhangi birinin mutlaka yumuşak dokuku ve kemik sarkomu anlamına gelmediğini belirtelim. Örneğin ağrı veya yumru bir düşme sonucu da olabilir. Uzun süre geçmezse veya şişkinlik bazı hareketlerinizi güçleştirirse, mutlaka doktora başvurmanız gerekir.

 

Peki, tedavisi var mı?

 

Sorun teşhis koymaktaki güçlükten kaynaklanıyor. Belirtilerin doğru yorumlanmaması ne yazık ki teşhisi geciktiriyor. O nedenle, örneğin, cildin ve kasların hızlı bir şekilde şişmesi, geçmek bilmeyen ağrılar gibi durumlarda hızla hareket etmek çok önem taşıyor. Çünkü bu sıkıntılar bir sarkom habercisiyse, hem teşhis daha kolay konabiliyor, hem de tedavisi vücudun bütünlüğüne zarar vermeden lokal cerrahi müdahaleyle gerçekleştirilebiliyor.

 

Bir sarkomun tedavisi tümörün tipine, yerine ve hangi aşamada bulunduğuna bağlı olarak kararlaştırılıyor. Tümörün tipine göre iyileşme şansı da yakalanıyor, kötü sonuçlar da verebiliyor. Bir çok tedavi yöntemi olmakla birlikte kemoterapi, ameliyat ve radyoterapinin birlikte uygulanması gerekebiliyor.

 

Bir kötü haber: Önümüzdeki yıllarda sarkoma yakalanma riski daha da artacak.

 

Bir de iyi haber: Son 15 yılda bu kanser türünden hayatta kalma oranı yükseldi.