Amerikalı kızılderili kabilelerinin pek çoğunun dili tarihe karıştı veya karışmak üzere.

 

Fenoreporter - Dış Haberler Servisi

 

ABD’deki bir grup dilbilimci, bu dilleri tümüyle unutulmaktan kurtarmak için bir yazılım geliştirdiler.

 

Elde ettikleri sonuçları da yayınlamaya başladılar: Yakota dili sözlüğü, çocuklar için Apaçi hikayeleri, Apsalokeler (Not: Karga çocukları demek) kabilesinin dilini öğrenme tekniği…

 

Dilbilimcilerin amacı: Bu ölmekte olan dilleri dirilterek, Kuzey Amerika’nın yerli halkının kültürel kimliğini geri getirmek.

 

Zira, Kızılderili kabilelerinin dillerinin tümü sözlü olduğu, yazılı hiç bir kaynağı bulunmadığı için, o diller son bilenlerin, son konuşanların ölümüyle birlikte tarih ve kültür sahnesine veda ediyor.

 

Dilbilimcilein çabaları sonunda kıta çapında yankı bulmayı başardı. ABD’nin orta kesimlerindeki Indiana eyaletinde geçenlerde “Yerli dillerin eğitimi ve geliştirilmesi” konulu uluslararası bir konferans düzenlendi. Konferansa yerli halkların yaşadığı ABD, Kanada, Meksika, Brezilya, Peru ve Yeni Zelanda’dan 40 kadar kabilenin temsilcileri katıldı.

 

Dilbilimciler, eğitimciler, öğrenciler, araştırmacılar ve kabile şefleri konferans boyunca yazılı olmayan, sadece konuşarak kuşaktan kuşağa aktarılan dilleri nasıl unutulmaktan kurtaracaklarını tartıştılar. Sorun, daha doğrusu tehlike çok ciddi: UNESCO’nun verilerine göre, dünyada tespit edilebilen 6 bin yerli dilden 1.500’ü yok olmak üzere, 3 bin kadarı da yok olmaya çok yakın.

 

Haberin başında sözünü ettiğimiz yerli dilleri kurtarma yazılımını ABD, Kanada, Meksika ve Avustralya’da 50 kadar yerli dilin korunmasını amaçlayan “The Language Conservancy” adlı bir STA geliştirdi. Kamu ve özel fonlardan sağladığı 3 milyon dolar kaynakla, yok olma tehdidiyle karşı karşıya bulunan dillerin öğrenilmesi için kurslar düzenledi, sözlükler yayınladı.

 

Ve de çalışma atölyeleri düzenledi. Atölyelerdeki her grup günde 150 sözcüğü kayıt altına alıyor. Atölyelerde 10 grup oluşturulduğu için, bu günde 15 bin sözcüğün yok oluştan kurtarılması anlamına geliyor.

 

Böylece Kuzey ve Güney Amerika ile Okyanusya kıtalarındaki yerli halkların binlerce yıllık kültürel mirasının hiç değilse bir bölümü kurtarılıp gelecek kuşaklara aktarılabilecek.